0212 453 90 14 tupbebek@gophastanesi.com.tr Harita
İletişime Geçin WHATSAPP +90 (552) 541 20 20

Genetik Test Uygulamaları

NGS (Kromozomal Tarama)

Embriyoların anne rahmine yerleştirilmeden önce genetik açıdan ve kromozomlar yönünden incelenmesi işlemine PGT denir. İnceleme işlemi için biyopsi embriyonik gelişimin 3 farklı döneminde yapılabilir. Oositten alınan kutup cisimciği, klivaj dönem embriyosundan alınan blastomer ya da günümüzde tercih edildiği gibi beşinci güne ulaşmış blastokistten alınan trofektoderm hücrelerine uygulanan genetik analiz sonrası anneye sağlıklı embriyo transfer edilebilmektedir.

Özellikle ileri anne yaşı (38 yaş ve üzeri) söz konusu olduğunda kromozom anomalilerine bağlı olarak gebelik gelişmemekte veya gelişen gebelik düşükle sonlanabilmektedir. Ayrıca, çocuklarına kendi taşıdıkları genetik bir hastalığı aktarma riski yüksek olan çiftlerde gebeliğin sağlıklı olup olmadığı prenatal (doğum öncesi) tanı yöntemleriyle anlaşılabilir. Fakat ne yazık ki, birçok çift, sağlıklı çocuk sahibi olana dek sayısız kere gebelik sonlandırılmasının psikolojik, fiziksel ve maddi yükünü taşımak zorunda kalmaktadır. Maliyet hesaplarına bakılırsa PGT ile sağlıklı bir bebek sahibi olmak hem anöploidinin(kromozomal bozukluk), hem de tek gen hastalıklarının tarandığı durumlarda hasta bir çocuk doğurmaktan daha avantajlıdır.

Yeni Nesil Dizileme (Next Generation Sequencing, NGS) 

 PGT amacıyla kullanılan mikroarray teknolojisi ya da diğer adıyla array CGH tüm genoma dağılmış yaklaşık 4000 adet genetik belirtecin kromozom çiftlerinin her birine bağlanması ile embriyolardaki tüm kromozomları inceleyebilmektedir. Ancak, bunu normal olduğu bilinen iki DNA ile karşılaştırarak dolaylı yoldan tespit edebilmektedir. Yeni nesil dizileme (Next Generation Sequencing, NGS) tekniğinde ise DNA amplifikasyonu(çoğaltılması)  sonrası her örnekteki DNA enzimatik olarak milyonlarca parçaya ayrıştırılır. Çeşitli basamaklar sonrasında bu DNA parçalarının dizileri okunur ve her bir embriyoya ait toplam okuma sayısı belirlenir. NGS yönteminin aCGH yöntemine göre daha hassas ve doğru bir inceleme sağlaması ve embriyolardaki mozaizmi 20% kadar düşük bir oranla saptayabilmesi nedeniyle daha avantajlı bir yöntemdir.

Farklı kromozomal yapıya sahip iki ya da ikiden fazla hücre topluluğu içeren embriyolara mozaik embriyo denir. . Mozaik embriyoların azalmış implantasyon ve gebelik oranları, artmış genetik anomaliler ve olumsuz gebelik sonuçları ile ilişkili olduğu bilinmektedir. aCGH teknolojisinin mozaikliği ancak 50% oranında tespit edebilmesi NGS teknolojisine kıyasla dezavantaj olarak kabul edilmektedir ve NGS ile hassas olarak raporlanan mozaiklik oranı ile çiftlere gebelik şansları hakkında daha doğru ve gerçekçi bilgi verebilmek mümkün olmaktadır.

Kapsamlı Kromozomal Tarama ( CCS – Comprohensive Chromosomal Screening )

CCS bir çok embriyo arasından en sağlıklı olanı bulunmasını sağlar. Aynı zamanda gebelik şansını artırmak için çok sayıda embriyo transfer yapmanıza gerek kalmaz, böylece çoğul gebelik riskini yok etmiş olursunuz. Ayrıca başarılı implantasyon şansını artırır, gereksiz embriyo transferi yapılmasını engeller. Anne rahmine tutunamayacak sorunu olan embriyoyu önceden anlayarak o embriyonun transferi engellenir, gereksiz tedaviler önlenir, anne adayının beklentisi artırılarak psikolojik sorunlara yol açmasına izin verilmez. Diğer yandan düşük riskinide önemli ölçüde azaltır.

Array-Karşılaştırmalı Genomik Hibridizasyon (a-CGH) 

Sınırlı sayıda kromozomun incelendiği FISH yöntemine alternatif olarak karşılaştırmalı genomik hibridizasyon (CGH, comparative genomic hybridization) yöntemi embriyolarda tüm kromozomların incelenmesini mümkün kılmıştır. Ancak, tekniğin önemli bir dezavantajı işlemin uzun sürmesidir. Bu sebeple biyopsi sonrası embriyolar vitrifikasyon yöntemiyle dondurulup saklanmaktadır. Vitrifikasyon yönteminin başarılı bir dondurma-çözme yöntemi olması, laboratuvarın bu konuda artan deneyimi ile birlikte özellikle 5. ve 6. gün blastosistlerde olası tüm prosedürler başarıyla uygulanabilmektedir.

FISH (Fluorescence In Situ Hybridisation) nedir?

 Anöplodi (sayısal kromozom bozuklukları) ve translokasyonların (yapısal kromozom bozuklukları) tayini için geçmişte FISH tekniği yaygın olarak kullanılmaktaydı.  Yapılan biyopsi sonucu embriyodan alınan hücrelerin kromozomlarına floresan probların bağlanmasından sonra bu hücrelerden alınan sinyaller mikroskop aracılığıyla incelenip kromozom sayıları hakkında bilgi edinilmektedir. 8,13,14,15,16,17,18,19,20,21,22, X ve Y kromozomlarından oluşan ve spontan düşüklerde en sık rastlanan kromozomal anomalilerin tespitine dayanan paneller kullanılmakta, bu panel ile de embriyolarda oluşabilecek ve gebelik kayıplarına yol açan kromozomal anomalilerin büyük bir bölümü saptanabilmekteydi  FISH yönteminin avantajı doğrudan hücre çekirdeğine uygulanabilmesidir. Dez avantajı ise bu yöntemle incelenebilen kromozom sayısı sınırlı olmasıdır. Ayrıca, FISH yönteminde kromozomlara ait sinyallerinin üstüste gelmesi sonucunda muhtemel hatalı tanı bu yöntemin diğer bir dezavantajıdır. Dolayısıyla, günümüzde bu yöntem sadece translokasyon taşıyıcısı çiftlerde, eğer yeni nesil dizileme (next generation sequencing, NGS) veya array yöntemi uygun değilse kullanılmaktadır.